10 Mart 2009 Salı

Yonca Lodi’ye göre… Hayat kendi senaryosunu yazıyor

Yonca Lodi’ye göre… Hayat kendi senaryosunu yazıyor


Oğlu Egehan’la mutlu bir hayatı var Yonca Lodi’nin… Boşanma arifesinde olsa da bu böyle… Birlikte çok eğlendiklerini ve bu eğlenceyi başka bir çocukla yarım bırakmayacağını söylüyor…


Kaynak Parents Dergisi - Yazı Müge Serçek - Fotoğraf Eda Aydın



1999 ve 2001 yıllarında albüm çıkartmıştınız daha sonra 6 yıllık bir ara oldu ve 2007 yılında tekrardan bir albüm çıkardınız. Ara vermenizin nedeni Egehan mı oldu?
Bu ara, müzik piyasasının durgunluğundan dolayı oldu. Bazı projeler geldi, ben kabul etmedim. Benim istediğim projeleri kabul ettirecek yapımcı bulamadım. Bir dönem istediğim şarkıları bulamadım, bulduğum şarkılardan bir müddet sonra sıkıldım. Yani tamamıyla mesleksel nedenlerden dolayı ara verdim. Aradan 6 yıl geçtiğinin farkına varmadım açıkçası, o dönemde albüm yapmadım, ama sahneyi bırakmadım, sürekli sahnedeydim. Aradan geçen onca zamandan sonra yeni albümüm çıkarken radyolarda hala “Büklüm Büklüm” şarkım çalıyordu. Egehan, sadece bu süre zarfına denk geldi. “Bebeğim var, aman çok zorluk çekerim” gibi şeyler düşünmedim de yaşamadım da, çünkü Egehan çok uslu bir bebekti. Hamilelik sırasında hiç kilo problemi yaşamadım bu yüzden hamileliğimin yedinci ayına kadar sahneye çıktım. Egehan bir aylıkken 3 – 4 günlük kısa bir turneye çıktım.


Nasıl cesaret ettiniz bu kadar küçükken turneye çıkmaya?
Annem sağ olsun… Onun sayesinde gidebildim. İşimi çok seven bir insanım, bu yüzden ev modeli bir kadın hiçbir zaman olamadım. Evde olduğum zamanlar bile oyalanacak bir şey mutlaka buluyorum, hiçbir şey yapmasam örgü örüyorum, elimin boş kalmaması lazım. Dolayısıyla yaptığım iş beni çok mutlu ediyor. Anne olduktan sonra mutlu olmaya daha çok ihtiyaç duyuyorsunuz, çünkü kendi mutluluğunuzla bebeğinizi de besliyorsunuz. Böylece mutluluk tüm aileye yayılıyor. Bu yüzden işimle ilgili bir kısıtlama yapmadım.


Hep yaptığınız işlerle ön plandaydınız bu yüzden çoğu insan evli olduğunuzu bile bilmiyor
Bilmelerine de gerek yok bence. Bu benim tercihimdi, sadece yaptığım işle gündemde olmak istedim. Zaten sadece işimi yaptığım için başka şeyler konuşmaya vakit kalmıyor. Bence doğrusu da bu…


Evlendikten 5 sene sonra çocuğunuz oldu, bu bilinçli bir karar mıydı, yoksa bu konuda sıkıntılarınız mı oldu?
Bu konuda herhangi bir sıkıntımız olmadı. Çocuğumuzun olmasını istediğiz zaman Egehan oldu. Daha öncesinde kendimi anne olmaya hazır hissetmiyordum. Bir çocuğu doğurup dünyaya getirmek değil mesele, asıl önemli olan sonrasındaki sorumluluğu alabilmek. Bu işi mükemmel yapmak istedim ve doğru zamanı bekledim. 30 yaşında anne oldum, bence anne olmak için ideal bir yaştı.


Doğumunuzun epidural sezaryen olmasını istemişsiniz. Neden?
Çok güzel bir hamilelik geçirmiştim ve 12 kilo almıştım. Hamileliğimin beşinci ayında normal doğum yapmak istediğim için doktor değiştirdim. Her şey yolundayken, son anda çok büyük kanama riskim olduğunu söylediler. Bu yüzden sezaryen olmam gerekiyordu, ben de normal doğuma yakın olduğu için epidural sezaryan olmak istedim. Çünkü bebeğimi doğarken görmek ve hissetmek istedim. İyi ki olmuşum hayal meyal de olsa Egehan’ı doğarken gördüm.


Çocuğunuzun olması hayatınızda ne gibi değişikliklere yol açtı?
Eskiden de programlı yaşayan bir insandım, ama çocuğum olduktan sonra daha fazla programlı yaşamaya başladım. Egehan, hayatımın içinde çok büyük bir konu başlığı; Egehan’ın okulu, yemeği, ne yaptığı, ne ettiği üzerine kurulu hayatım. Zaten Egehan’dan öncesini çok da hatırlamıyorum. Hatta bazen oturup düşünüyorum, Egehan’dan önce ne yapardım diye. Sanki hep o varmış gibi geliyor. Çocukların dünyasına girebilmek, o dünyanın içinde yer alabilmek çok eğlenceli. O kadar saf, o kadar güzel bir dünyaları var ki, yeri geldiğinde Egehan’dan çok şey öğreniyorum. O farkında değil belki ama bana çok şey öğretiyor. Bir insanın yaratabileceği en güzel eser çocuk sahibi olmak. Her kadın çocuk sahibi olmalı bence…


Egehan’ı nasıl bir çocuk?
Çocuklarla aram her zaman çok iyi olmuştur, arkadaşlarımın çocuklarını bana bırakıp giderlerdi. Bu açıdan çocukları çok iyi tanırım. Egehan, çok şefkatli ve vicdanlı bir çocuk, bu hali benim çok hoşuma gidiyor. Bunun dışında müzik kulağı oldukça iyi. Piyano dersi almaya başladı, çoğu zaman birlikte çalışıyoruz. Herkesin çocuğu kendine güzel gözükür tabii ama Egehan benim can yoldaşım.


İlerde mesleki açıdan müzikle ilgilenmesini ister misiniz?
İlerde müzikle ilgili bir şey yapar mı yapmaz mı bilmiyorum, ama müziğe karşı çok yetenekli. Bu tamamen kendi kararı, müzikle uğraşmak isterse uğraşır. Mesela çoğu anne çocuğunun doktor olmasını ister, ben istemem. O kadar sene okumasına kıyamam, bir an önce hayatın içine atılmasını isterim. Bu yüzden ne olursa olsun, ama kendi çizgisi taşıyan bir adam olmasını isterim. Meslekten ziyade insanın hayata karşı kendisini nasıl ifade ettiği önemli…


Birlikte nasıl vakit geçirirsiniz?
Egehan şu an 7 yaşında, en eğlenceli zamanlarımızı yaşıyoruz, sık sık sinemaya gidiyoruz. En çok severek yaptığımız şey de annemden gizli haribo şeker yemek, çünkü annem ikimize de şeker yedirmiyor. Bir de Egehan evcilik oynamayı çok seviyor, o baba oluyor, ben de onun küçük kızı oluyorum ve bana bakıyor.


Acaba kardeş mi istiyor?
Olabilir ama öyle bir planım yok, kardeş düşünmüyorum. Egehan’la güzel vakit geçirebilmek, onunla olabilmek için çok efor sarf ediyorum. Tabii ki bunu severek ve isteyerek yapıyorum ama bir çocuğa daha bölünmek istemiyorum. Egehan mutlu, huzurlu ve kendine güvenen bir çocuk olarak yetişsin benim için yeterli.


Şu an eşinizle boşanma aşamasındasınız, bunu Egehan’a açıkladınız mı?
Çok keskin cümlelerle bir açıklama yapmadım, ama olağanüstü durumların yaşandığının farkında. Şu aşamada ileride olacakları anlatmaya çalışıyorum. Egehan’ın babası çok anlayışlı ve iyi bir insan. Egehan’la da çok ilgili, bu yüzden çok problem yaşamayız gibi geliyor. Çocuğumuzla ilgili birbirimize güvenimiz tam. Tabii ki böyle bir durumun yaşanmasını istemezdik, her anne çocuğunun babasıyla aynı evde büyümesini ister, ama hayatta her şey insanlar için ve bazen müdahale edemediğimiz durumlar oluyor. Hayat kendi senaryosunu yazıyor ve siz ona uymak zorunda kalıyorsunuz. Burada önemli olan Egehan’ın olabildiğince az hasarla bu durumu atlatması.


Babasıyla arası nasıl?
Çok güzel bir ilişkileri var, çok iyi anlaşıyorlar. Umarım hep böyle devam eder.


Bu süreçte pedagogdan yardım almayı düşünüyor musunuz?
Tabii, alacağım. Zaten ara sıra danıştığım doktor bir arkadaşım var. Bunun yanında çok okuyorum ve araştırıyorum.


Şu an neler yapıyorsunuz?
Şu anda son albümümden “Sende Yaram Var” şarkısına klip çektik, onun koşturması yeni bitti. Bunun dışında konserlerim, gece çalışmalarım devam ediyor. Anlayacağınız koşturma bitmiyor, bitmesin de zaten… Önümüzdeki günlerde de yeni şarkı arayışı için çalışmalarımız başlayacak. O şarkıları da dijital platformda yayınlamaya devam edeceğiz.


Albüm çalışması yerine neden dijital platformu tercih ediyorsunuz?
Artık fiziki ürünlerin satış oranı ve korsanın müzik sektörüne vurduğu darbe ortada! Yasal dijital ortamda ise daha fazla insana ulaşmamızı sağlıyor. Bizler de daha az maliyete ve daha az zarar görerek şarkılarımızı tanıtıyoruz. Ekonomik krizi herkes gibi bizler de yaşıyoruz, bunu bir tasarruf tedbiri olarak da değerlendirebiliriz ama dijital platformu tercih etmemizin en önemli nedeni çağın oraya doğru gidiyor olması… Eskiden bir tane şarkı yapılır, arkasına bir sürü şarkı doldurulurdu ve bu albüm piyasaya verilirdi. Ancak artık dinleyiciler tek şarkılık albümlerden mutlu olmuyor. Satış rakamlarının düşmesinin en büyük nedeni de bu mutsuzluktan kaynaklanıyor. Durum böyle olunca artık şarkıdan albüme mantığıyla iş yapacağız, önce şarkılar birikecek ondan sonra albüm yapılacak. Ayrıca sadece albüm CD’sinde şarkılar bulunmayacak konser görüntüleri, kamera arkası görüntüler, klipler ve sanatçının fotoğrafları olacak; tam bir arşiv niteliğinde. Aslında bu Mp3 çalarlarla başlayan bir süreç oldu. Eskiden kasetten CD’ye geçiş olmuştu, şimdi de dijital platforma geçiş başladı ve kısa bir süre sonra CD de hayatımızdan çıkacak.