19 Mart 2009 Perşembe

Ev tekstiline Arzu Kaprol yorumu

Ev tekstiline Arzu Kaprol yorumu


Başarılı ve farklı işlerin altına imzasını atan Arzu Kaprol şimdi de ev tekstili ürünler için kollarını sıvadı ve evlere yeni bir soluk getirecek koleksiyon hazırladı. Koleksiyon; İstanbul, Madalyon, Çizgi, Degrade, Çintemani başlığında 4 farklı seriden oluşuyor. İçlerinde kendinize uygun bir tarz bulacağınız seride kullanılan ürünlerde tamamıyla doğal malzemeler kullanılmış. İşte Arzu Kaprol yorumuyla ev tekstili…

Cumhuriyet Gazetesi - Pazar Dergi - Müge Serçek

Arzu Kaprol markasını şimdide ev tekstili ürünlerde görüyoruz. Ev tekstilineyönelik tasarımlar yapmaya nasıl karar verdiniz?
Yaklaşık 1,5 sene önce Zorlu Grubundan, Linens Arzu Kaprol Homeline çalışması yapmam için bir teklif aldım. Çalışmalara başladık ve geçen süre zarfında projeyi özenle gizlemeye çalıştık ve içimize sinene kadar ortaya çıkartmadık. Bütün çalışmalar bitip, her şey hazır olduğunda homeline ürünleri karşınıza çıkarttık.

Bu tasarımlar için nasıl bir çalışma süresinden geçtiniz?
En baştan itibaren var olan Arzu Kaprol hazır giyim markası içersindeki ürünlerin marka ve ürün değerlerini homeline serisine nasıl taşıyabiliriz sorusunun üzerinde durduk ve bir takım nüansları ortaya çıkarttık. Arzu Kaprol’ün evi ya da yatak odası yaratsaydık nasıl yaratırdık fikriyle yola çıktık. Böylece bazı koleksiyonlarımda kullandığım detayları ev tekstiline taşıdım. Ayrıca nevresim takımlarına ev giysisi, pijama, havlu, gecelik, bornoz, yastık, mum gibi alternatif de ekledik ve büyük bir koleksiyon haline geldi.

Bu koleksiyonun, önceki tasarımlarınızla ne gibi benzerlikleri var?
Şifon görev kesimleri Arzu Kaprol ürünlerinde yoğun olarak kullanırız. Pilise ise uzun zamandır vazgeçemediğim bir detaydır. Bu detayların hepsini ev tekstili ürünlerinde de kullandık. Ayrıca ev tekstili ürünlerin renklerinde dinginliğini tercih ettim. Koleksiyonda bulunan yataklarda sakin ve huzur renklerini, hayal ettiğim bir bakış açısıyla kullandım.

Sizin nasıl bir evinizi var?
Evimde bulunan eşyalar genelde birbirine paraleldir ve çok sadedir. Bir takım modern aksesuarlarım var, ama genel olarak yalın ve sakin çizgisi olan bir evim var. Hatta oldukça sade bir ev olduğumu söyleyebilirim.

Daha önce kendi eviniz için böyle bir tasarlama yapmış mıydınız?
Hayatımızın belli bir bölümüne kadar yatak örtüsü takımları annelerimiz tarafından alınmıştır. Bu yüzden genellikle kullandığımız ürünler de bizim tarzımızı yansıtmaz. Dolayısıyla ben de gönül rahatlığıyla evimdeki takımları bu yeni seriyle değiştirmek istiyorum.

Öyleyse anneniz bu koleksiyonu nasıl buldu?

Annem çok beğendi, çok farklı buldu. Renklerini, işçiliklerin de ayrıca beğendi. Bu yüzen daha çok keyif aldım.

Bu ev tekstili ürünlerinin en büyük farklılığı nedir?
Özellikle rahatlık ve yumuşaklığa önem verdik. Bu yüzden bazılarını sadece ipekten yaptık, diğerlerini de koton – ipek ya da sadece kotondan yaptık. Sentetik hiçbir şeyi kullanmadık. Doğal malzemelerin en büyük özelliği üzerimizdeki olumsuz enerjiyi alıp sıfırlayabilmesi, bir anlamda topraklama yapması. Bu yüzden ev içinde kullanılan her şeyin böyle olmasına özen gösteriyorum. Daha çok ara tonlar, vizon renkler kullanmayı tercih ettik. İnsanın kendi ruhunu, yüzünü ve duruşunu ön plana çıkartmayı önemsediğim renkler ve ürün gruplarını tercih ettim. Bu tasarımların kullanımı, çok fonksiyonel, bakımı ve temizliği çok kolay. Dolayısıyla çok önemli bir alternatif oluşturduğunu düşünüyorum.

Bundan önce Borusan Orkestrasının kıyafetlerini hazırlamıştınız, şimdi de ev tekstiline yönelik bir çalışma yatınız, sırada ne var?
Evet, bu iki çalışma kaliteli ve uzun soluklu tasarlanmış projelerdi, bu yüzden ikisi de bir müddet devam edecek. Yeni şeylerde olacak tabii…

2009’un modası nasıl olacak sizce, bizi neler bekliyor?
Şuanda çok ilginç bir döneme girdiğimizi düşünüyorum. Bu, hayatımızın her alanında ortaya çıkacak, çok görgülü bir döneme giriyoruz. Ekonomik krizin sadece maddi değil, psikolojik etkileri de oluyor, sanki savaş sonrası dönemi gibi… Çünkü şuan yaşadıklarımız ekonomik bir savaş! Bu durumun bizleri gösterişten biraz uzaklaştıracağını ve kendimizi daha alçak gönüllü bir şekilde ifade edeceğimizi düşünüyorum. Kaliteden ödün vermede, modern, sade ve alçak gönüllü bir yılın bizi beklediğini hissediyorum.

Peki, sizce alçakgönüllülüğün rengi ne olabilir?
Bence turuncu, çünkü bu rengin yaydığı pozitif duyguya ve mutluluğa çok ihtiyacımız var. Bunun yanında da pastel tonlar, natürel renkler olacak. Lacivert ve siyah da yine tercih edilen renkler arasında yerini alacak. Bütün bunlardan yola çıkarak kendi tasarımlarımda da bu renkleri tercih ettim.