16 Temmuz 2013 Salı

Guess ile 30 seksi yıl


Guess, 30 yıl dönümünde moda ikonu Claudia Schiffer’la köklerine geri dönüyor. 1989’da Ellen von Unwerth’in çektiği ve günümüzde bir ikon haline gelmiş siyah beyaz fotoğraf bu yıl tekrardan güncelleştirildi. Bu sefer Schiffer’in üzerinde bir büstiyer, altın rengi küpeler ve iç içe geçmiş zincirler var. Guess, yeni tanıtım kampanyasının prömiyerini Schiffer’ı, ondan ve diğer Guess kızlarından esinlenerek yaratılmış kapsül koleksiyonuyla birlikte yaptı.
Guess'e 1981’de katılan fakat ilk koleksiyonu 1982’de mağazada sunan Guess’in başkanı ve kreatif direktörü Paul Marciano, modanın bir döngüden başka bir şey olmadığına inanıyor ve “Aynı trend eskiden de oradadır sonra tekrar geri gelir.” diyor.

30 yıl sonra yeniden
Marciano, Schiffer’in Guess için ve Ellen’in kariyeri için birer dönüm noktası olduğunu ayrıca Schiffer için Guess’in hayatının dönüm noktası olduğunu düşünüyor. Marciano “Bana göre tek bir fotoğraf Schiffer’ın kariyerini yarattı ve aynı fotoğraf Guess’i farklı bir konuma getirdi. Herkes bu Guess kızını konuştu.” diyor.

1989’dan 1991’e altı farklı reklam kampanyasında yer alan Schiffer’ın Guess'le olan ilişkisi günümüzde de devam ediyor. Schiffer, “23 yıl sonra Guess ile tekrar başarılı bir şekilde çalışabilmek beni heyecanlandırıyor ve Guess'in her zaman kalbimde farklı bir yeri vardır. Bu reklamı filmini çekmek, zamanda geriye dönmüşüz gibi hissettirdi. Eskide yaşanmış birçok güzel hatırayı aklıma getirdi. Ellen ve Paul’la birlikte çalışmak çok eğlenceliydi.” diyor.
İtalya - Sorrento’da bir limanda Unwerth tarafından çekilen reklam kampanyasında Schiffer, üzerinde dantel bir büstiyer ve 30. yıla özel olarak satılacak parçalardan biri olan daracık bir kot vardı. Bu seksi kıyafetlerle Scooter’ın üzerinde oturan Schiffer, güzelliğiyle büyüledi.
15 parçalık koleksiyonda geniş yakalı Anna Nicole Smith ve Line Gost’un büyüleyici resimleri basılmış t-shirtler, incecik leopar baskılı bir bluzlar, Adriana Lima’nın mankenliğini yaptığı yırtık bel detaylı kot, Eva Herzigova’nın giydiği kolsuz, çizgili ve pamuk kumaştan yapılmış siyah-beyaz bir üst ve markayı piyasaya tanıtan üç fermuarlı Marilyn kot bulunuyor. 

11 Temmuz 2013 Perşembe

Dalgaların yarattığı feminenlik


Giydiğimiz her kıyafetin bir şekilde farklılık yaratmasını, diğerlerinden ayrılmasını ve göz alıcı olmasını istiyoruz. Bu durum bazen yırtmaç olarak ön plana çıkarken bazen de dekolte olarak kendini gösteriyor. Fakat sıra dışı olmanın farklı bir yolu daha var; detaylardaki şıklık… Dümdüz bir elbise giyseniz bile bir köşesinin farklı olması sıra dışı bir şıklık yaratmak için yeterli oluyor. Bu yılın ünlü koleksiyonlarını mercek altına aldığımızda ise yırtmaç, dekolte ya da sofistike kesimler dışında dikkatimizi çeken farklı bir siluet dikkatimizi çekti; volan kesimler…

Tasarımlarda farklı oranlarda ve farklı yerlerde kullanılan volanların, kıyafete ihtişamlı bir hava kattığı kesin. Her ne kadar İspanyol havasını anımsatsa da volanların daha farklı bir havası söz konusu olduğundan, bu dikkat çekici silueti sadece İspanyol etkisine bağlamamak gerekiyor. Öyle ki geçmişten günümüze kadar birçok marka zaman zaman koleksiyonlarında volan kesimlere yer verdi. Cristobal Balenciaga’nın 1951 yılındaki tasarımlarında ve Givency’nin 1952 yılında tasarladığı ‘The Bettina’ isimli gömlekte bunun en iyi örneklerini görebilmek mümkün. Volan tarzı incelendiğinde geçmiş yıllardan günümüze değişen tek şeyin, volanları artık daha cüretkar olduğunu ve kıyafetin her bir yerinde kendine bir yer edindiğini görüyoruz! Boyu ve boynu uzun kadınlar volan kesimi daha çok omuz kısmında tercih ederken kısa boylu ve bölgesel fazlalığı olanlar daha çok bel bölgesindeki hareketlenmeleri tercih ediyor. Volanların sadece kıyafetlerle sınırlı kaldığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz çünkü bu asi kesimi, bikinilerde, ayakkabılarda ve aksesuarlarda da kendini gösteriyor.

Volanların tekrar moda olması yeni bir akım başlattığı anlamına gelmiyor, bu tasarımlar daha çok modern ve fütüristik bir çağrışım yaratıyor. Yeni sezonda volanların akımına sizde katılmak istiyorsanız; Givenchy, Balenciaga, Gucci, Chole, Burberry, Acne, Gareth Pugh ve Comme Des Garços gibi markaların tasarımlarına göz atabilirsiniz.

Volan kıyafetlerin, görünüşünüze bir çarpıcılık katacağı kesin, ancak zaten yeteri kadar heybetli olan bu büyük fırfırlarla beraber aksesuar kullanımından kaçınmanızda fayda var. Çünkü volanların asıl amacı, çarpıcı sadeliği gözler önüne sermek ve farklılığını asil yöntemlerle ortaya koymak... Dolayısıyla tasarımcıların volanlı kıyafetleri incelendiğinde sadece tek bir renk ya da en fazla iki renk kullanıldığını görebilmek mümkün. Bu yüzden volanlı kıyafetlerle birlikte gösterişli mücevherler kullanmaktansa tercihinizi topuklu ayakkabılardan yana kullanın. Bunun yanı sıra saçlarınızın toplu olmasıysa, volanın daha çok ortaya çıkmasına ve elegan ruhunu ortaya koymasına yardım eder.

9 Temmuz 2013 Salı

Aşkın KIRMIZI rengi podyumda



Kırmızı tutkunun, aşkın en yoğun halinin rengi... Bu fikirden yola çıktık ve ünlü markaların koleksiyonlarına göz attık. Aşk kırmızısını tasarımlarına nasıl yansıttıklarını gördük.
Alexander Mcqueen’den Ralph Lauren'e, Chanel’den Christian Dior’a kadar pek çok marka  2013 için kırmızıyı kimi zaman masum bir gündelik giysiye kimi zaman da seksi bir gece elbisesine dönüştürdü.
Alexander McQueen’in tasarımcısı SarahBurton, 2013 ilkbahar-yaz koleksiyonunu hazırlarken farklı bakış açısını yine gözler önüne sererek başrolü erotizme vermiş. Kırmızının asaletini ve çekiciliğini elbiselerinde kullanmayı tercih eden tasarımcı, koleksiyonuna siyah rengi serpiştirmeyi de ihmal etmemiş. Valentino’nun kırmızı tasarımlarında feminenliğin DNA’sına rastlamak mümkün. Gösterişten uzak, ince kumaşların hakimiyetini sürdüğü koleksiyonda elegan bir baştan çıkarıcılık söz konusu. Romantizmin fazlasıyla etkili olduğu tasarımlarda aşkı hissetmemek elde değil. Chanel tasarımcısı Karl Lagerfeld’in klasik kesimlerini yeniden yorumladığı koleksiyon, bolero ceketler ve neon renklerin parlaklığıyla dikkat çekiyor. Tasarımların kırmızı parçalarına göz atıldığında hem narin hem de çarpıcı olduğunu söylemek mümkün. Koleksiyonda dikkat çeken bir diğer noktaysa, tasarımcının kendisini çok net ve zarif bir şekilde ifade ettiği... Christian Dior için Belçikalı tasarımcı Raf Simons’un hazırladığı kıyafetlerde ise rahatlık ve sadelik ön planda tutulmuş. Simons, kırmızıyı koleksiyonunda çok az kullanmış, bunun yerine pembenin tonlarına farklı geçişler yaparak bu açığı kapatmaya çalışmış.

Kırmızı her yerde
Festival kelimesinin modadaki karşılığını merak ediyorsanız, Ralph Lauren’in ilkbahar-yaz koleksiyonuna bakmak yeterli olur. Turkuaz, kırmızı, mor, beyaz ve siyahın baskın olduğu koleksiyonda her renk kendini fazlasıyla hissettiriyor. Minimalist ve zarif dokunuşlar yaparak kırmızıyı tasarlayan Lauren, hem klasiği hem de cazibeyi bir arada harmanlamış. Ralph Lauren’in çanta koleksiyonunda sıkça rastlayacağınız bir ayrıntı ise renkli, özellikle de kırmızı renkli deriler. 2013 kış modasından alışkın olduğumuz bu trend artık kıyafetlerden aksesuarlara geçmeye başladı. Marc Jacobs, bu yılki tasarımlarında yatay ve dikey çizgilerini 60’ların Londra’sından kalan bir esintiyle birleştirmiş. Beli düşük ceketler ve kısa üst parçalarda göbeği açıkta bırakmayı tercih ediyor.Bunun tam aksini tasarımlarına taşıyan Burberry Prorsum’un koleksiyonunda ise pastel renkler ön planda.

Seksapalite detaylarda
Frida Giannini, Gucci’nin yeni koleksiyonunu tasarlarken oldukça bol kesim çalışmış. Kırmızı ve pembe renklerin göz kamaştırdığı tasarımlarda sade ama akıcı kesimler ve asimetrik dalgalar ön plana çıkıyor. Eleganlığı farkı bir dille yorumlayarak tasarımlarına yansıtmaya çalışan Miuccia Prada, Miu Miu için hazırladığı koleksiyonda da bu yolda devam ediyor. Kırmızı renkli tasarımlardaki kadınsı seksapellik gözlerden kaçmıyor.

Çekici renk bütünlüğü
Comme Des Garçons’ın bu yılki tasarımları yine çok iddialı! Kırmızı ve siyahın bir arada kombinlendiği tasarımlarda çarpıcılığın gözden kaçması mümkün değil. Dolce & Gabbana’nın koleksiyonunda gözden kaçmayan folklorik dokunuşların kırmızıyla oluşturduğu bütünlük dikkat çekiyor.

25 Haziran 2013 Salı

Renkli yaz geceleri...


Beymen’de satışa sunulan dünyaca ünlü markaların 2013 abiye koleksiyonları, birbirinden renkli ve hareketli tarzlarıyla yaz gecelerinin vazgeçilmez şıklığını oluşturuyor. Beymen’in, gece elbisesi denilince akla gelen ağır tuvaletler yerine önerdiği; Roma tanrıçası kadar sade ve klasik, Parizyen kadar kendine güvenen ve Cannes’da kırmızı halıda yürüyenler kadar şık alternatifler, davet, kokteyl ve özel gecelerin etkileyici siluetini oluşturuyor. 
Beymen kadını, 2013 yaz sezonunda Maria Lucia Hohan’ın şeftali rengi uçuşan elbiseleriyle zarafeti, Romona Keveza’nın omuzları pırıltılarla süslenmiş siyah tuvaletiyle gösterişi temsil ediyor. Modanın biraz masum biraz heyecanlı markası Etro’nun rengarenk şifonları gece elbiseleri, yeni tasarımcısı ile etkileyici koleksiyonlara imza atan Saint Laurentin beyaz kısa elbiseleri, Zac Posen’in peri masallarını andıran etkileyici formlu elbiseleri yaz davetlerinin en göz alıcı parçalarını oluşturuyor. Modanın biraz masum biraz heyecanlı markası Nicole Miller’ın drapeli kısa turkuaz elbisesi, Tony Ward’un sıra dışı dekolte ve çiçek detaylı elbiseleri yaz davetlerine hareket katıyor. Rosa Clara’nın uçuk pembe rengi çiçekli elbisesi prensesleri anımsatan duruşuyla eşsizliğini korurken, haute couture’ün vazgeçilmez markası Dior’un siyah tül etekli elbisesi, yaz gecelerinde kadınsılığı vurguluyor.

14 Haziran 2013 Cuma

Pronovias "İlk Aşk" koleksiyonu


1922’den bu yana gelinlik modasının öncü markası Pronovias, geçtiğimiz ay Barselona’da 1800 kişinin katıldığı defileyle izleyenleri bir kez daha kendine hayran bıraktı.

“İlk Aşk” temalı defilede Pronovias 2014 koleksiyonunda yer alan birçok farklı gelinlik seçeneğiyle herkesin rüyalarının gerçek olabileceğinin gösterdi. Tasarımlar; klasik kesim gelinliklerden, geniş etekli, sade aynı zamanda modern gelinliklere kadar uzanıyor. Beli kavrayan klasik prenses modellerden, daha sansasyonel balık elbiselere kadar bir çok model mevcut.

H&M’de Fransız havası


H&M, sonbahar işbirliğinin Parisli tasarımcı Isabel Marant ile yapma kararı aldı. Doğal ve abartısız stiliyle Isabel Marant, bugüne kadar Paris modasında son derece etkili ve başarılı bir yol çizdi. Tasarımcı kent duruşunu, boho şıklığını ve rock ‘n’ roll ruhunu birleştirerek gerçek bir Fransız cazibesi yaratıyor. Isabel Marant, H&M için imzası niteliğinde olan stilinden esinlenen ve herkeste bulunması gereken parçalarla bir gardırop oluşturuyor. 14 Kasım 2013’te dünya çapında yaklaşık 250 mağazada satışa sunulacak koleksiyon, kadınlara ve gençlere yönelik giysiler ve aksesuarlar içeriyor. Ayrıca, Isabel Marant ilk kez erkeklere yönelik bir koleksiyon da oluşturacak.

Isabel Marant, "Kadınların günlük yaşantılarında giymek isteyecekleri gerçek bir şey oluşturmayı hedefliyorum. Bunu yaparken, Parislilere özgü olduğunu düşündüğüm belirli bir kayıtsızlığın bulunmasını istiyorum; giyinirsiniz ancak çok fazla özen göstermezsiniz ve yine de seksi görünürsünüz. Koleksiyona bu tür bir kolaylık ve duruş ilham veriyor. Kişinin kendi içgüdüsüne göre her parça bir arada kullanılabilir, moda konusundaki yaklaşımım tamamen kişilikle ilgili" diyor.

H&M Kreatif Danışmanı Margareta van den Bosch, “Isabel Marant'ı H&M'de konuk tasarımcı olarak görmekten mutluluk duyuyoruz. Koleksiyonlarında farklı öğeleri birlikte kullanma, kayıtsız ve kentli bir stil oluşturma şekli onu oldukça çağdaş kılıyor.  Etnik detaylardan anlıyor ve insanların gerçekten giymek isteyeceği giysiler oluşturma konusunda eşsiz yeteneği var. H&M müşterilerinin bu koleksiyondan heyecan duyacağına şüphemiz yok” diyor.

Isabel Marant
Paris’te doğan ve büyüyen Isabel Marant, daha lisedeyken kendi giysilerini özelleştirmeye başladı. Ünlü Studio Berçot’tan mezun olan Isabel Marant, takı koleksiyonuyla başlayarak moda dünyasında ilerlemeye başladı. Ardından trikoları ekledi ve son olarak 1994'te kendi ismini taşıyan koleksiyonu piyasaya sürdü. Günümüzde, dünya çapında butik ağlarından oluşan başarılı bir uluslararası moda merkezini yürütüyor. Bohem ve erkeksi giyimin bir karması olan Parisli şık stili, her sezon popülerliğini artırıyor.

13 Haziran 2013 Perşembe

Burberry gece kıyafetleri


1856 yılından beri çizgisinden ve kalitesinden ödün veremeyen, İngiliz asaletini koleksiyonlarına taşımayı ilke edinen Burberry, ünlülerin tercih ettiği markalardan biri. Yeni sezon koleksiyonunda gece kıyafetlerine de yer veren marka, son dönemde yıldızı parlayan modellerden Cara Delevingne’nin davetlerde sıklıkla Burberry tercih ettiğini söyleyebiliriz. Sienna Miller, Anne Hathaway Miranda Kerr, Blake Lively gibi birçok Hollywood yıldızı da hem günlük hem de gece giyimlerindeki tercihleriyle Delevingne’la aynı fikirde olduklarını gösteriyor.
Burberry’nin gece kıyafetlerinde siyah ve beyazın ağırlıklı olduğu modellerde zımbalara, dantel ve şifon kumaşlara da yoğun olarak yer verildiği görülüyor. Ayrıca Burberry denince akla ilk gelen ürün segmenti olan çantalar yine markanın en gözde ürün koleksiyonuna sahip.

6 Şubat 2013 Çarşamba

Bu sefer biz aşkımızı anlattık

Onlara Her Gün Sevgililer Günü
Müge Serçek ve Kamil Biroğlu, bir buçuk yıllık evli romantik bir çift. Birbirlerinin üstünden ilgilerini hiç eksik etmiyor ve evlilikte beklentilerinin üzerinde bir mutluluk bulduklarını açıklıyorlar. Sevgililer Günü’nü uzun yıllardır özenle kutluyor ama şunu da eklemeden edemiyorlar: “Bize her gün Sevgililer Günü!"

Müge Serçek, 29 yaşında ve 12 yıllık gazeteci. M.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Genel Gazetecilik Bölümü mezunu. Şu anda Parents Dergisi’nin Yazı İşleri Müdürü. 2009 yılından bu yana kendi ismiyle bir blog yayınlıyor. Kamil Biroğlu ise 32 yaşında ve mali müşavir. M.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Muhasebe ve Finans Bölümü mezunu. 

10 yıllık beraberliklerinin ardından bir buçuk yıl önce evlenen Müge ve Kamil çiftini Sevgililer Günü kapsamında MutluMutfaklar’a konuk ettik ve öykülerini dinledik. 

31 Ocak 2013 Perşembe

Okul ve meslek hayatım üzerine röportaj

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) İletişim Fakültesi mezunlarından Müge Serçek ile okul ve meslek hayatı üzerine bir röportaj yaptık.
 
 
KOCAELİ (KOÜHA) -
Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde 2004-2007 yılları arasında eğitim alan Müge Serçek şu anda Maya Medya bünyesindeki Parents dergisinde Yazı İşleri Müdürlüğü ve Ebebek dergisinde Yayın Koordinatörlüğü yapıyor. Serçek’le okul serüveninden gazetecilik mesleğinin zorlu koşullarına kadar keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

20 Ocak 2013 Pazar

Fatih Türkmenoğlu'nun kaleminden

Fatih Türkmenoğlu köşesinde, yaptığımız çekimin perde arkasını yazdı... Kendisine ve tatlı kızına sonsuz teşekkürler... :)