10 Şubat 2012 Cuma

Kafama göre diyet!








Duyduk duymadık demeyin, diyete başladım. Aslında birkaç gün herkesten gizledim, ama artık itiraf ediyorum. Bu yazıyı yazarak da diyet yaptığımı tamamen meşrulaştırmış oluyorum!
Bu sizin için önemsiz olabilir, ama benim için büyük ve olumlu bir adım. Ne zamandır aklımdaydı diyet yapmak, ama nedense bir türlü kendimi hazır hissetmiyordum. Annem, “Bu işi kafanda sıraya koyduğunu biliyorum, zamanı geldiğinde yapacaksındır zaten, sıkma kendini” diyordu. Haklıymış…
Bugüne kadar çokça diyetisyene gitmişliğim, onlarca kilo vermişliğim vardır ama sonuç hep aynı oldu. Hedeflenen kiloyu verdikten sonra diyetisyene “Elveda” dedim. Yemek yemek özgürlüğüne tekrar kavuşmanın ve zayıf olmanın verdiği özgüvenle eski yemek düzenime hemencecik geri döndüm. İstediğim her şeyi yedim, içtim. Diyetisyene gidip sonra tekrar eski kiloma geri dönme olayı, farklı zaman dilimlerinde birkaç kere meydana gelen bir durum olduğundan tekrar aynı şeyleri yaşamak istemiyorum!
Ofisteki arkadaşlarım bir aydan beri Dukan diyetini yapmaya başladılar ve bu süreçte çok ciddi sonuçlar aldılar. Biri dokuz, diğeri altı kilo verdi… Onları görünce ben de gaza geldim, zaten üç aydır spora gidiyordum, biraz da diyet yaparsam daha güzel sonuçlar alabilirim dedim kendi kendime. Bu fikirden yola çıkarak önce Dukan diyetini yapmaya karar versem de, etle aram çok iyi olmadığı için bu diyetin bana uygun olmadığını kısa sürede anladım. Hangi diyeti yapsam acaba diye dört dönerken kendime en uygun diyeti yine kendimin belirleyeceğine karar verdim ve “Kafama göre diyet!” programını geliştirdim. Yeni bugüne kadar diyetisyenlerin verdiği taktiklerle, kendi özelliklerimi birleştirerek bir diyet programı uygulayacağım.
Diyet listem de neler var?
Bugün diyetimin dördüncü günü. Bugüne kadar her şey yolunda gitti ama şöyle de bir durum var ki diyeti çok katı yapmıyorum. Amaç her şeyden yemek, ama az yemek! Mesela çikolatayı kendime yasaklamıyorum :)
Neden mi?
Çünkü diyet yaparken günlerce çikolata yememek için kendinle cebelleşirsin ve hadi bir tane yiyeyim derken, birisi seni çikolata yerken görmez mi! Buyur buradan yak! Bu kişi sadece seni görmekle kalmaz ve “Aaa sen diyet yapmıyor muydun?” lafını hemen yapıştırıverir, ben de sinir olurum. Anında boğazına hakim olamayan, aciz insan durumuna düşürürler seni. Halbuki bilmezler ki kaç gün kaç gece o çikolatanın hayalini kurmuşsundur. İşte bu yüzden çok katı bir diyet uygulamayacağım. Bir şeyi yemek istiyorsam yiyeceğim, ama abartmadan. Tadımlık.
Neyse…
Neler yediğime gelirsek…
Sabahları kepek ekmeğinin arasında beyaz peynir koyarak bir sandviç hazırlıyorum. Bazen bu sandviçe domates ya da kıvırcık yaprağı da ekliyorum. Kahvaltı yaptıktan iki saat sonra bir tane mandalina yiyorum. Tatlı krizlerimle başa çıkabilmek için ara öğünlerde meyve yemeyi tercih ediyorum.
Etle çok fazla aram olmamasına rağmen öğlenleri ızgara köfte ya da tavuklu salata yemeyi tercih ediyorum. Eğer canım bunları yemek istemiyorsa hellim peynirli salata ya da tavuklu salata yiyorum. Tamam, hellim tuzlu bir peynir biliyorum, ama dedim ya yaptığım diyet çok katı değil. :) İki günden beri ara öğünlerimde yoğurt yiyorum. Akşam yemeklerimi ise öğlen yediklerime göre şekillendiriyorum. Öğlen sebze yediysem akşam protein ağırlıklı beslenmeye ya da öğlen protein ağırlıklı beslendiysem, akşam sebze yemeğe gayret ediyorum.
Bu arada bir günde iki litre su içmeye ve haftanın üç günü spor yapmaya özen gösteriyorum. Sporsuz olmaz tabii, ama su içmek beni bir hayli zorluyor. İçmesi kolay da sonrası feci!!!
Bakalım nereye kadar “Kafama göre diyet” sistemini sürdüreceğim. Zaten amacım yavaş ve sağlıklı bir biçimde zayıflamak. Bu süreçte yaşadığım zorlukları ya da verdiğim kiloları sizinle paylaşacağım.
Desteklerinizi bekliyorum.
Önemli not: Bu süreç içinde pasta, börek yemeyeceğimi zannediyorsanız yanılıyorsunuz! Adı üstünde “Kafama göre diyet” ;)


http://www.haberdesin.com/blog/saglikli-yasam/kafama-gore-diyet