2 Ocak 2012 Pazartesi

Samimiyeti seviyorum



İlk yazısını yazmaya başlayan her köşe yazarı gibi ben de "Merhaba" demekten kendimi alamayacağım. Kim olduğumu merak ediyorsanız, biyografimi okumanızı öneririm ama “Ufak bir bilgi benim için yeterli olur.” derseniz o zaman kısaca dergiciyim; yazarım, çizerim, fotoğraf çekerim, bolca röportaj yaparım şeklinde tanıtabilirim kendimi. Hayatta karşıma ne çıkıyorsa, ne yaşıyorsam 2009 yılından beri kendi bloğumda paylaşmaya çalışıyorum. Bundan sonra dilim döndüğünce, kalemim yettikçe bu platformda sizlerle düşüncelerimi paylaşmaya çalışacağım.

Acun Medya ve beraberinde getirdikleri…
Uzun yıllardan beri televizyon dünyasına getirdiği farklı yarışma formatlarıyla, yeni bir soluk getirdiği bir gerçek ama nedense bir kesim tarafından Acun Ilıcalı ve işleri bir türlü sevilemiyor. Bunun nedeni olarak da siyasi duruşu olarak nitelendirilse de Acun’un başarılı işler yaptığı su götürmez bir gerçek.
Uzun yıllar spor muhabirliği yaptıktan sonra ‘Acun Firar’da ile başladığı program yaşamı ‘Var mısın Yok musun?’ yarışmasıyla zirveye tırmandı. Özellikle de geçtiğimiz yaz ‘Survivor Ünlüler’ programıyla, reytingleri tavan yaptı. Tabii bu programda Nihat Doğan ve onun enteresan felsefesi, programı zirveye çıkaran en büyük etkenlerden biri oldu!
Şu anda üç farklı programı aynı anda yapan Acun Ilıcalı, başarısını devam ettiriyor. İzleyici olmayı bir kenara bırakıp profesyonel bir gözle bu programları incelediğinizde arka planda çok büyük ve güçlü bir kadronun çalıştığını görebilmeniz mümkün. Bu programları izlerken en çok hoşuma giden şeylerden biri bütün programların profesyonel bir bakış açısıyla ama amatör bir ruhla yapılması. Yani hatalar yapılabilir, aksaklıklar olabilir mantığıyla hareket eden Acun Ilıcalı’nın rahat davranışları ve tavırları, seyirciye de geçiyor ve bir aksaklık olduğunda seyirci bunu asla yadırgamıyor. Ben bu açıdan Acun’u çok başarılı buluyorum ve Türk Televizyonculuğu açısından bir çığır açtığına inanıyorum. Geçmiş televizyon programlarını hatırlayalım, yanlış bir metin okunduğunda ya da bir görüntü ekrana geldiğinde, spiker ya da sunucu hemen “Teknik bir hata nedeniyle…” diye başlayan bir cümleyle seyircilerden özür dilerdi. Aslında program çalışanlardan birinin yaptığı hata bu şekilde edilgenleştirilerek üstü kapatılmaya çalışılırdı. Gelişen teknolojiye rağmen, nasıl bir teknik hataysa bu, yıllardır düzeltilemedi. Acun programlarında bu taktiği uygulamadı, samimi davrandı, sorun neyse söyledi. Yeri geldiğinde yarışmacılara da, izleyicilere de gereken cevabı verdi. Belki de bu yüzden Acun bu kadar sevildi, beğenildi…
Erken Baskı
Çoğu zaman en keyifli televizyon programların tematik kanallarda olduğunu düşünüyorum. Programlarını en çok beğendiğim kanallardan biri tv8. Özellikle de Cumartesi ve Pazar günleri Sade Akgül’ün sunduğu ‘Erken Baskı’ programı… Sırf bu programı izlemek için o güzelim uykumdan fedakarlık edip erken kalktığımı söyleyebilirim. Seda Akgül, yılların vermiş olduğu tecrübe ve televizyonculuk başarısıyla bu programda tavan yapıyor. Sanki bizim evde sohbet ediyormuşuz gibi rahat ve samimi bir sunum tarzı var. Bu da programı izlenebilir kılıyor.
Bu tarzda çok daha fazla programlar olsa keşke… Böylece televizyonculuk anlayışımız biraz daha gelişir.

Son dörtlük: Bundan sonra haftada bir kere www.haberdesin.com sitesinde yazacağım. Yazılarıma buradan da ulaşabilirsiniz.
http://haberdesin.com/blog/medya/samimiyeti-seviyorum