29 Ocak 2012 Pazar


Geçtiğimiz günlerde "Türk Kahvesi içiyorum, kahveme sahip çıkıyorum" diye bir proje başlatıldı, hatta Sertap Erener, Haldun Dormen, Kerem Görsev, Ali Sunal, Kadir Doğulu, Ayşegül Aldinç, Ali Kırca, Saba Tümer, Nevra Serezli, Fuat Güner, Ebru Akel gibi birçok isim objektif karşına geçip Türk Kahvesi içerken fotoğraf çektirdiler.
Bu projenin sosyal sorumluluk adı altında sadece ticari amaçlar güden bir proje olduğunu düşünüyorum.
Neden mi?
Çünkü bu projeye hayat veren Karaca markası, yeni çıkarmış olduğu fincan takımını satışa sundu. Sizin anlayacağınız bu “Fincan takımını alırsanız Türk Kahvenize ve kültürünüze sahip çıkmış olacaksınız!” mesajı veriliyor.
Ne güzel değil mi?
Bugüne kadar bu tarz organizasyonlara çokça destek versem de nedense bu proje bana çok yapay geldi. Sanki toplumca bütün dertlerimiz bitti de, tek derdimiz Türk Kahvesine sahip çıkmak kaldı. Bu fincan takımlarından satın almayarak da gayet güzel bir şekilde Türk kahvesine sahip çıkabiliriz bence. Şahsen ben her gün keyifle bir bardak Türk kahvemi höpürdetirken kültürel görevimi yerine getirdiğimi düşünüyorum!
Eğer bu projedeki gerçek amaç bir kültüre sahip çıkmaksa, Anadolu Sigortanın sosyal sorumluluk projesi olan ve Anadolu’da kaybolmaya yüz tutan mesleklere ilgiyi artırmak için başlattığı ‘Bir usta bin usta projesi’ni tek geçerim. Gerçekten kültürümüze sahip çıkmak istiyorsak, fincan takımı almak yerine böyle bir projelere destek verilmeli bence!
Saçma sapan sosyal sorumluluk projelerinin yanı sıra daha birçok anlamlı ve yararlı sosyal sorumluluk projeleri yapılıyor elbette. Bunlardan ilgimi çeken bir diğer proje de “İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık (İSMEP)” projesi.
Malum deprem ülkeyiz, bunu bilmeyen kalmadı artık. Buna rağmen bilgilendirici ve eğitici projeler pek fazla yapılmıyor nedense! Sanki depremi, depreme en sevdiklerimizi feda etmeyi kanıksadık! Bu projede İSMEP, çocuklar için hazırladığı deprem konulu “Sallanan Sandalye” tiyatro oyunuyla ilköğretim seviyesindeki çocukların erken yaşlardan itibaren depreme hazırlık konusunda farkındalık kazanmasını ve güvenli yaşam kültürünü öğrenmeleri hedefliyor. Üstelik bu projeye İstanbul Valiliği, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ve İl Özel İdaresi ve İstanbul Proje Koordinasyon Birimi tarafından destek veriliyor. Bugüne kadar “Sallanan Sandalye” oyunu 109 okulda 366 kez sahnelenmiş ve 58,603 öğrenci tarafından izlenmiş. 2012 boyunca da oynanmaya devam edilecek. Her çocuk deprem öncesinde alınması gereken önlemleri, deprem sırasında ve sonrasında nasıl davranacağını bilse, bundan 20 sene sonra depreme karşı çok daha bilinci bir toplum olmaz mıyız sizce? Sevdiğimiz insanları kaybetmektense, bilinçli olup birbirimizi korumayı öğrenmek çok daha akılcı geliyor. Daha detaylı bilgi almak için www.guvenliyasam.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

http://haberdesin.com/blog/yasam/sosyal-sorumluluk-projeleri-arkasindaki-gercekler